Tatlı Dil Yılanı Deliğinden Çıkarır

0
441

Günümüz de hayatımızı kolay kılmanın en basit yollarından bir tanesi,
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır sözü ;
Neden mi ?
Tatlı dilli, güler yüzlü bir delikanlı bal satarmış. Bu, öyle bir civanmert idi ki,
gönüller onun tatlılığından yanar, erirmiş. Boyu, beli saz ile bağlanmış şeker
kamışına benzermiş. Müşterisinin sayısı belli değilmiş.
Öyle bir yiğit idi ki, faraza bal satmayıp zehir satacak olsaydı, herkes zehri onun
elinden, bal gibi içerdi.
Suratsızın biri de, o yiğidin satışına özendi, kazancını kıskanıp bal satmak istedi.
Bal tablası başında, sirke satan yüzüyle, mahalle mahalle dolaştı. «Bal, bal!»
diye bağırdı durdu. Fakat balına müşteri değil, bir sinek bile konmadı.
Akşam oldu, eve döndü. Eline bir kuruş geçmemişti. Fenâ hâlde kızdı, bir köşeye
çekildi, oturdu. Günahının cezâsından korkan günahkâra, bayram günü
zindanda tutulan bedbahta benziyordu.
Hanımı ona, latîfe sûretiyle:
“–Ekşi yüzlünün balı acı olur!..” dedi.
Çirkin huy insanı cehenneme götürür. İyi huy ise cennetten çıkmıştır.
Arkadaş! Yürü, gerekirse ırmaktan sıcak su iç de, kızgın güneşte kavrulsan bile
ekşi yüzlü insanın elinden soğuk şeker şerbeti içme! Kaşları diken gibi çatılmış
olan kimsenin ekmeğini yemek, rûha ziyanlıktır.
Efendi, hırçınlıkla işini sarpa sardırma; çünkü hırçınlar dâimâ bedbaht olurlar.
Farz edelim ki; altının, gümüşün, bir şeyin yok. Tatlı bir dilin de mi yok?”

Tebessüm etmek sadakadır. Günlük hayatımızda yüzümüzde tebessüm,
dilimizde tatlılık olsun.