Senin Yolun

0
131

Kalbine giden kaç yol var? Sokak aralarında köpeklerin birbirini kovaladığı bir sabahın köründe, yürüdüğün bu yol nereye çıkıyor? Aynada baktığın bu yüz… Kaç çizgi öpmüş şakaklarını?

Saçlarını bile zor taradın. Ellerinde titrek anılardan bir demek çiçek. Artık solmaktan yaprakları dökülüyor. İki kaburgan arasına sıkışmış hüznün, her nefes alışında derin derin batıyor. Bir bıçakla yarıp çıkarmak daha kolay unutmaktan!

Konuşabilsen, kelimeler fersah fersah koşup dökülecekler önüne. Nafile!
Sonra dizlerinin önüne yığılıp, o kelimeleri nasıl toplayacaksın? Anlayabilecek mi gözlerinde ki sessiz gidişini!

Acıyı sevenleri tanıyorsun artık! Kini ve vicdan yoksunluğunu… Sabrın ve niyetin ne kadar çiçek olsa da, karşındakinin sadece dikenleri varsa, asla çiçek açtıramazsın bahçesinde. Kuru kara topraklardır onun eseri. O bahçeyi, ne kadar sularsan sula boşadır emeklerin.
Tanrı yağmurlarını da indirse, değiştiremezsin kalbi kin tutmuşları. Tıpkı toprakları gibi kalpleri de serttir. Kara bir zırh bürümüştür.

Lakin bilirsin o kişilerin hiçbir zaman mutlu da olamayacaklarını. Kalp kıranların, kalplerinin de ezildiği adaletli bir dünyadır burası oysa. Er ya da geç yazılır vicdan defterlerine!
Sen, sessizce içinde kopan fırtınaya sığınırsın ve izlersin.

Şimdi piyanonun önüne geç ve kendi notalarınla kendi şarkını çal. Gözlerinde yudum yudum olsun huzurun. Korkularından arın ve iyi olan o elleri tut. Yıldızlar kadar yumuşak o elleri..
Gökyüzünü senin önüne sermiş birinin sesinde dans et. Bu şarkılar sığındığın liman ve tekrar nefes al. Hırpalanmış anılarını sil ve anadilin ‘aşk’ olsun. Kendi vicdanınla vur tüm kötülükleri. Teker teker yık o duvarları. Utansınlar!

Düşüncelerimin ağırlığını, bu çizgili deftere yazıyorum. Bir tüy kadar hafifim artık. Tekrar şiirde yazmaya başladım. Ilıktan esen bir rüzgar, beni de alıp götürüyor Ankara kokulu sonbahara. Orada her şey ne kadar da muazzam. Çocukluğum ve gençliğim…

Şimdi kimsenin anlamadığı tekinsiz bir yalnızlıktan çıkıyorsun. Huzurun adresini de biliyorsun artık. Gideceğin yol belli. Boşver kimse anlamasın. Sen yürümeye devam et. Bu yol sadece senin yolun.