Hazal Şenel: “Gelsin Hayat Bildiği Gibi”

Oyunculuğa 13 yaşında başlayan Hazal Şenel, setlerden önceki hayatını hatırlamadığını söylüyor. Oyunculukla ilgili birçok hayal kurmasına rağmen, ‘Gelsin hayat bildiği gibi’ kafasında olan Şenel, “Her an yaşadığın bir olayla, okuduğun bir yazıyla, bir sözle, hayatında ve bakış açında büyük değişimler yaşayabilirsin. O yüzden kendim için büyük dayatmalarım yok. Sadece keyfini çıkarıyorum” diyor.

0
1563

‘Elimi Bırakma’ dizisinde rol almak, hayatınızda ne gibi değişikliklere yol açtı?

Çok sıcak, samimi bir hayran kitlesi var, benim için güzel bir tanışma oldu. Ayrıca gerek oyuncu kadrosuyla, gerekse set ekibiyle hayatıma müthiş insanlar girmiş oldu.

Dizide canlandırdığınız ‘Şirin’ nasıl biri?

‘Şirin’, gerçekten şirin bir karakter (gülüyor). Çok heyecanlı, duygularını büyük yaşayan bir kadın. Aslında bütün enerjisini, yaşadığı bazı olayların acısını örtmek için kullanıyor. O enerji de bazen büyük bir neşe, bazen de aynı kuvvette gözyaşı olarak dışarı yansıyor. Yani anlaması güç ama kalbi güzel bir kadın.

Sizin için hangi karakteri canlandırmak daha zor?

Aslında biri olmak zor değil de, susmak zor geliyor bana (gülüyor). Yani sessiz, içine kapalı karakterleri canlandırmak zor geliyor. Galiba normalde sakin yapıda olduğum için işim bana kendimi ifade etmem için büyük bir fırsat veriyor. Ben de anlık değişimime izin veriyorum. Bir nevi deşarj yöntemi gibi. Tabii bu arada altında hikayesi olan, dolu, güzel bakan, sessiz karakterlerden bahsediyorum (gülüyor).

Sektör size neler öğretti?

Aslında neler öğretti bilmiyorum. Çünkü setten öncesini hatırlamıyorum. İlk projemde 13 yaşımdaydım. Doğal olarak sektör, benim için hayatın bir parçası. O yüzden başka bir mesleği hiç düşünmedim. Enteresan bir şekilde, benim için bu kadar olağan olmasına rağmen verdiği heyecan hiç bitmiyor. Bu yüzden işimi çok severek yapıyorum.

Oyunculukla ilgili en büyük hayaliniz ne?

Tabii ki hayallerim var ama ben biraz ‘Gelsin hayat bildiği gibi’ kafasında olan bir insanım. Her an yaşadığın bir olayla, okuduğun bir yazıyla, bir sözle, hayatında ve bakış açında büyük değişimler yaşayabilirsin. O yüzden kendim için büyük dayatmalarım yok. Sadece keyfini çıkarıyorum. Tanıyabildiğim kadar farklı karakterler, tipler tanımak ve izleyicilerin beğenisini kazanmak istiyorum oyunculuk adına.

Sizi hiç tanımayan birine kendinizi nasıl anlatırsınız?

İnsan kendini nasıl anlatır ki (gülüyor). Yani uyumlu biriyimdir. Çünkü bencil insanları sevmiyorum. Sevgi ve saygı çok önemli ama asıl bana yön verdirten şey her zaman empati oluyor. Evimde 4 kedim var. Bütün hayvanları çok seviyorum. Hatta onlar için dışarıdan veterinerlik okumaya başlamıştım (gülüyor). Onun dışında evde vakit geçirmeyi ve yağmuru çok severim. Günümde olmasam bile yağmur başladığı zaman, o gün benim için güzelleşiyor.

Bize kendinizle ilgili ne söylerseniz ağzımız açık kalır?

Aslında öyle ağzınızı açık bırakacak bir özelliğim yok. Ama sıkıntısını yaşadığım ve normal olmayan aşırı hassas bir tenim var. Biraz bile darbe alsa, kızarıp moraran türden. Şöyle söyleyebilirim, sadece tırnakla bile adınızı bariz bir şekilde koluma yazabilirim.

Sosyal medyadan gelen iyi ya da kötü yorumlar sizi nasıl etkiliyor?

Eskiden her gördüğümden, okuduğumdan etkileniyordum. Şu anda yapılan eleştirinin dili, üslubu çok önemli. Onun dışında olumlu ya da olumsuz olsun, elimden geldiğince hepsini okumaya çalışıp dikkate alıyorum.

Oyunculukta güzel olmanın avantaj olduğunu düşünüyor musunuz?

Güzellik algısı bence bir dönem çok fazla ön plandaydı. Ama sanırım şimdilerde, özellikle bazı başarılı arkadaşların sayesinde, porselen bebek gibi olmaya gerek olmadığını anlamaya başladık. Bence önemli olan karakteri nasıl ve ne kadar karşıladığın.

Günümüzde estetik müdahaleler artıyor. Siz bu duruma nasıl bakıyorsunuz? Ben de yaptırmak istiyorum dediğiniz bir uygulama var mı?

Bu konuda dürüst olacağım: “Asla yaptırmam” diyemem ama şuan için kendimi seviyorum ve eğer bir gün bir şeyi ameliyat olacak kadar istersem, yaptırabilirim. Onun dışında mimikleri öldüren müdahaleleri sevmiyorum. Sadece gözlerimi yorduğu ve şiş gösterdiği için gözkapağımdan rahatsızdım. Birkaç lazer atışı uygulaması yaptırmıştım ama pek bir yararını görmedim.

Makyajla aranız nasıl? Ruj, far, allık seçerken hangi renkleri tercih edersiniz?

Ben beyaz tenliyim ve saçlarım sarı. Genelde biraz da solgun görünmemek için allık, rimel ve lipstick kullanıyorum. Hatta günlük olarak artık vazgeçilmezlerim diyebilirim. Şeftali ve mürdüm tonlarını seviyorum. Onun dışında nemlendiricilerime çok düşkünüm (gülüyor).

Şimdiye kadar aldığınız en doğru güzellik tavsiyesi nedir?

Benim mucizem kantaron yağı. Annem kendi yapar, kullanırdı. Şimdi de benim vazgeçilmezim. İki – üç günde bir, 1-2 damlasını yüzümde 45 dakika – 1 saat bekletip, temizliyorum. Fondöten hayatımdan çıktı gibi bir şey (gülüyor).

Son olarak gündeminizde ne gibi projeler var?

Şuan için ‘Elimi Bırakma’ projesi var. Sonrası için gündemimizde hangi proje olursa onunla ilgileneceğiz.

Fotoğraf: Tunca Sarışen
Styling & Creative Director: Irmak Özdener
Makyaj&Saç: Mesut Özuzun
Fotoğraf Asist: Dilara Özeren
Styling Asist: Rümeysa Albayrak
Makyaj & Saç Asist:
Kardelen Karaytu
Burak Mert Aydın
Fatma Ayaz