Emre Bey: “Mantıktan Çok Duygularıma Önem Veririm”

‘Elimi Bırakma’ adlı dizinin ‘Arda’sı Emre Bey, “Merhametli, vicdanlı, haksızlıklar karşısında sinirlenen, doğrunun yanında olan ve bunu savunan bir karakter ‘Arda’. Ben de çoğu zaman bir karar alırken mantıktan çok duygularıma önem veririm. ‘Arda’ ile ortak noktamız da bu sanırım” diyor.

0
971

Hikayeniz nasıl başladı?

2015 yılında gelen bir audition metni ile başladı hikayem.

Şu an rol aldığını ‘Elimi Bırakma’yla ilgili ne söylemek istersiniz?

Elimi Bırakma’, aile bağlarının kuvvetini anlatan, zaman zaman önemli konularda farkındalık yaratmaya çalışan, sıcak, samimi bir iş.

Bize biraz canlandırdığınız ‘Arda’ karakterini anlatır mısınız?

Arda’, küçük yaşta babasını kaybeden, babasının yerine abisini koyan, onu örnek alan biri. Merhametli, vicdanlı, haksızlıklar karşısında sinirlenen, doğrunun yanında olan ve bunu savunan bir karakter. Ben de çoğu zaman bir karar alırken mantıktan çok duygularıma önem veririm. ‘Arda’ ile ortak noktamız da bu sanırım.

Çalışmadığınız zamanlarda nasıl bir hayatınız var?

Son bir buçuk yıldır çalışmadığım bir hayatım yok aslında. Yazın 2-3 haftalık boşlukta hemen tek başıma bir yerlere kaçtım. Tek başıma yolculuk yapmayı severim (gülüyor). Şimdi de haftada 2 günlük boşluklarım oluyor. O günlerde muhakkak spor yapmaya çalışıyorum. Çok kısa süre önce bir enstrüman hocasıyla görüştüm. Yakın zamanda eğitimlere başlayacağız sanırım. Geri kalan zamanımın da çoğu evde geçiyor. Şu sıralar en büyük aktivitemiz; evde arkadaşlarla toplanıp, PlayStation oynamak (gülüyor).

Oyunculukla ilgili en çok kimden, ne öğrendiniz?

“En çok şundan öğrendim” diye bir şey söyleyemem ama herkesten bir şeyler öğrendiğimi söyleyebilirim. Sonuç olarak bu sizin farkındalığınızla alakalı bir durum diye düşünüyorum. Algınız açıksa, sokakta yanınızdan geçen birinden bile bir şey öğrenebiliyorsunuz. O kişi bile size bir şey katabiliyor.

Tanınmak nasıl bir his?

Tanıyan kişilere göre değişiyor ama genelde tanıyanlar beni görünce mutlu oluyor. Bu da beni mutlu ediyor.

Hedefiniz ne?

Kendime herhangi bir sınır koymadım. Hedefim, elimden gelenin en iyisini yapmak.

Yabancı dizi izlerken kendinizi oralardan bir yerde hayal ettiğiniz oluyor mu?

Tabii ki bu hepimizin hayalidir ama artık bu hayaller çok uzak değil. Sonuç olarak bizim de işlerimiz uluslararası platformlarda yayınlanmaya başladı artık. Yabancı dile yeterince önem verirsek, neden olmasın.

Güzel kadın oyuncular, sadece güzelliklerinden bahsedilmesinden şikayet eder ya… Siz de yakışıklılığınızın her şeyin önüne geçtiğini düşünüyor musunuz?

Karakterlere spor salonunda ve güzellik salonlarında hazırlanırsak tabii ki de görsellik ön plana çıkar. Bunlar da karaktere hazırlanmanın bir parçası tabii ki ama sadece bir parça. Şikayet etmek yerine resmin bütününü görmemiz, ona göre hazırlanmamız lazım. İnsanlara neyi gösterirsek onu görür ve öyle anarlar. Ayrıca her şeyin önüne geçecek bir yakışıklılığa sahip değilim zaten (gülüyor).

  • Fotoğraf: Tunca Sarışen
  • Styling: Sıla Ceren
  • Makyaj&Saç: Mesut Özuzun
  • Video: Ozan Can Malkoç
  • Fotoğraf Asist: Dilara Özeren
  • Styling Asist: Rümeysa Albayrak
  • Makyaj&Saç Asist: Kardelen Karaytu , Burak Mert Aydın, Fatma Ayaz